...

Merhaba…

“Yaşanmış bir olaydır, çünkü başından sonuna kadar ben düşündüm bunu.” Boris Vian Köpüğü çekici yapan şey, saydamlığı, renksizliği ama ışıkla olan geçirgen ilişkisi, parıltısı, inceliği, hafifliği. Bir şeyin hafife alındığını, geçiciliği ifade ettiğini en çok sabun köpüğü lafıyla tahayyül edebiliyoruz. Tıpkı pembe dizilere “soap opera” denmesi gibi. İçi boştur çünkü köpüğün. Elinize alamazsınız, Uzaktan bakmak… Okumaya devam et Merhaba…

... · Hayat Gailesi

Şili’deki Diktatörlüğün Acımasız Tarihini İşleyen Bilinmeyen Kadınlar

Arpillera’lar, Pinochet’nin acımasız diktatörlüğü dönemini anlatıyor. Güçlü renkler, belirgin dikişler ve göz alıcı bir imgelem. Bazılarına işlemeci kadınların kayıp çocuklarının giysilerinden parçalar da eklenmiş. Rosa Boshier, 21 Şubat 2020 LONG BEACH, Calif. — Hatıralar parmaklarımızın arasından kayıp gerçekle kurmaca arasında bir yere yerleşiyor. Ama arpilleras – jüt üzerine işlenen geleneksel küçük yorganlar – aracılığıyla aktarılan… Okumaya devam et Şili’deki Diktatörlüğün Acımasız Tarihini İşleyen Bilinmeyen Kadınlar

... · Tüple Dalmak

Okuma Grubu Konuşmaları II: Birlikte Okumak

Göze- Birlikte okumanın bana hissettirdiklerine yaklaşabilmem için önce bazı metaforlar düşüyor aklıma. İlki, demiryolu. Birbirine bağlanmakla ilgili. Okumak çok kişisel bir şey. Okuduklarının çağrıştırdıkları, hatırlattıkları, düşündürdükleri çoğu zaman okuyucunun kişisel hikâyesiyle, geçmişiyle, imgelemiyle ilgili. Birlikte okumak ve okudukların üzerine konuşmak ise bunu büyük ölçüde değiştiriyor. Yeni ve ortak bir yol buluyorsun düşündüklerini anlatmak için. Dağlarda,… Okumaya devam et Okuma Grubu Konuşmaları II: Birlikte Okumak

... · Süt Kafası

Bunlar Güzel Kafalar II

Ben annelik şefkat, ilgi ve sabır işi sanıyordum. Bunlar reçeteye zaten dahil de asıl iş özgüvenli olmakmış. Onu kimse söylemedi. Süt bile özgüvenle geliyor. En ufak bir çekingenliğin, korkunun, tereddüttün kokusunu derhal alıp ipleri eline alıyor bu velet. Kendime güvenmekten çok yoruldum. (28 Ekim 2019) Şule diyor ki; anne sütü içip kustuğunda ihanete uğramış gibi… Okumaya devam et Bunlar Güzel Kafalar II

Tüple Dalmak

“Su gibi ol, arkadaşım”…

En yakınımızdakinden, en uzağımızdakine, bütün dünya bize fit olmamızı öğütlüyor. “Çok fitsin”ler, “Yaza biraz fit gireyim dedim”ler, “Ahdım var, bilmem ne kadar zamanda iyice fit olacağım”lar havada uçuşuyor. Ne tür bir sosyal etkileşimin içinde olduğunuzun da bir önemi yok, kulak kabartmanız yetiyor. Nedir şu fit, allah aşkına? Durun, hemen sıkılmayın, bu bir biyopolitika yazısı falan… Okumaya devam et “Su gibi ol, arkadaşım”…

Hayat Gailesi

YUVA

NEVİN YILDIZ Bir mekân, içine sığdırdığımız rutini, bu rutinlerin bedene kazınmış ritmi ile yuva olur. Dışarının karmaşasından ve güvensizliğinden kurtarıp kendimizi, durup nefes aldığımız, ısındığımız veya serinlediğimiz yerdir yuva. Bazen tek başımıza ayaklarımızı uzatıp öylece duvara baktığımız, bazen kalabalık bir masanın etrafında her şeye anlamsızca güldüğümüz, bazen de bağıra çağıra kavga edip ağladığımız bir yer.… Okumaya devam et YUVA

Ordan Burdan

“BİR EFLATUN” DİRİM

Amargi, Sayı: 30, 8 Eylül 2013 Meral’e ve diğer tüm kadın direnişçilere Gezi direnişi en çok şaşkınlık demek benim için; hiçbirimiz bilmiyorduk 31 Mayıs günü ağlayarak, en hafifinden içimiz sızlayarak izlediğimiz görüntülerin bir halk isyanının ilk görüntüleri olacağını. Ankara’da 31 Mayıs günü saat 19.00 için yapılan Kuğulu Park’ta toplanma çağrısına kadar hayat olağan biçimde akıyordu… Okumaya devam et “BİR EFLATUN” DİRİM

Hayat Gailesi

Bir, iki, üç, dört… Nefes al! Nefes ver!

GAMZE HAKVERDİ Kocaman bir göbek spor salonlarına ait bir şey değildir pek. Spor salonları, ne büyüklükte olursa olsun, göbeğinizi ortadan kaldırmayı vaat ederler size. Kocaman, yuvarlak, ileri doğru büyümüş bir göbek hamileliği işaret ettiğinde ise işler biraz değişir. Hamile göbeği spor salonunda ayrıcalıklı bir yer kazanır; hatta neredeyse kamusallaşır. Bir anda sadece sizin değil, herkesin… Okumaya devam et Bir, iki, üç, dört… Nefes al! Nefes ver!