Adalar Modalar

EJDERHA SMAUG’UN HAZİNESİ

SPARHAWK Kocaman bir hazinenin üstünde uyuyan Ejderha Smaug, Bilbo Baggins’in ondan aldığı küçücük bir parçanın eksikliğini hissederek yüzlerce yıllık uykusundan uyanır. Bilbo’ya kimsenin kolayca karşı koyamayacağı bir teklifte bulunur: “Gel yanıma! Yine bir şeyler al, burada daha fazla var.” Ama Hobbit’de Bilbo, Yüzüklerin Efendisi’nde yeğeni Frodo, yani Baggins’ler cezbedeci, baştan çıkarıcı hiç  bir şeye kapılmazlar.… Okumaya devam et EJDERHA SMAUG’UN HAZİNESİ

Ordan Burdan

“MASKE, BAZEN YÜZÜN KENDİSİDİR…”: ERKEKLİK, KİMLİK, MASUMİYET

H.BAHADIR TÜRK- AKSU BORA Kimlik: Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Dergisi, sayı 2, Güz 2015 The Twilight Zone’un (Alacakaranlık Kuşağı) ilk kez CBS’te 11 Kasım 1960’da yayımlanan ikinci sezon altıncı bölümü “Eye of The Beholder” (“Bakanın Gözü”) belki de serinin tüm tarihi içindeki en iyi öykülerinden birine sahiptir.  Dizinin aynı zamanda yaratıcısı ve anlatıcısı olan… Okumaya devam et “MASKE, BAZEN YÜZÜN KENDİSİDİR…”: ERKEKLİK, KİMLİK, MASUMİYET

Tüple Dalmak

Yemekler, Kökler, Hayaletler

Erdoğan Özmen bir kitabında, bu kadar yemeye içmeye düşmüş bir toplumun bir nevi Lacancı oral döneme rücu ediyor olabileceğinden söz ediyordu. Her şeyimiz yemekle ilgili hakikaten. TV programlarından, tatil için yaptığımız planlara, arkadaşlarla randevulardan, bu kolektif yutma ve çiğneme hallerinin en masumunun kapısı olan “Akşam ne yiyelim?”e… Televizyona bakılırsa, yarışmacıların küfür kıyamet birbirine girdiği yemek… Okumaya devam et Yemekler, Kökler, Hayaletler

Ordan Burdan

Annemin 12 Eylül’ü

Amargi, Sayı 25, Yaz 2012 Herşey iyi hoş, herkes tartışıyor, konuşuyor; 12 Eylül'ün hesabı sorulacak, sorulamaz, yok sorulur da böyle olmaz, bunlara mı kalmış sormak, yetmez ama sor bir bakalım, benim çocuklarım bana birşey sormaz, beni de yazın ben de sorucam sesleri çıkıyor ağızlardan. Onca yıldan sonra önemli tabii sembolik de olsa bunu konuşabiliyor olmak… Okumaya devam et Annemin 12 Eylül’ü

Ordan Burdan

Mutant Olmakla Kadınlıktan Çıkılmıyor Canım!

Ne olacak bu X-Men kadınlarının hali? “E, adı üstünde, X-Men, ne bekliyordun ki?” diyeceksiniz, haklısınız tabii. Ama bu film işi çıkmadan durumları bu kadar feci değildi, aradan kayıp olmadık işler yapabiliyorlar, yüreğimizi ağzımıza getirebiliyorlardı. Yok, filmler mahvetti onları, ben bunu bilir bunu söylerim. X-Men, 1963 yılında yayınlanmaya başlamış bir çizgi dizi. Konusunu özetlemek çok zor… Okumaya devam et Mutant Olmakla Kadınlıktan Çıkılmıyor Canım!

Tüple Dalmak

Aslı Afşaroğlu: Aşşırı Normal

İki yüz küsur youtuber izliyormuşum, delilik gibi bir şey! İçlerinde patchworkcüler var, romansçılar, yemek yapanlar, modacılar, haberciler, hikâyeciler… Ayrı bir alem. Her birini neden izlediğimi açıklayabilirim tabii, gayet rasyonel seçimler! Ama bazıları var ki, bunları neden izlediğimi tam olarak bilemiyorum. Vloggerlar. Youtuber’dan farkları, belirli bir konuya odaklanmayıp daldan dala atlamaları. Blogger’ın görüntülüsü diyelim biz ona.… Okumaya devam et Aslı Afşaroğlu: Aşşırı Normal

Yerden Yüksek

Kadın Dedektifler Çağı

Kadınlar polisiye roman türünün hem yazarı hem karakteri hem de okuyucusu olarak hep varlardı. Sevin Okyay, bir röportajında polisiye yazarlarının neredeyse yarısının kadın olduğunu ifade ediyor[1]. Türün, altın çağı olarak sınıflandırılan döneminin önemli temsilcileri Agatha Christie, Dorothy L. Sayers gibi kurucu isimler. Türkçe yazında da çok önemli kadın kalemlerin polisiye türünde eserler verdiğini biliyoruz. Halide… Okumaya devam et Kadın Dedektifler Çağı