Tüple Dalmak

Barbarlık da Bir Yere Kadar!

Youtube’un güzellik, yemek ve moda’dan sonra en popüler videoları, dikişle ilgili olanlar. Türkiye’de daha az, Amerika’da ve Britanya’da çok daha fazla. Bunlar da tabii birbirlerinden epey farklı. Kimi yeni başlayanlar için temel bilgiler içeriyor, çok geniş bir kırkyama/yorgan ağı var, kimi “ileridönüşüm” (upcycling) denen şeyle uğraşıyor (eski kıyafetlerden yenilerini üretmek gibi bir şey), kimi tamirle. Eski giysilerin tamiri, tekstil ürünlerinin bu kadar ucuzladığı bir zamanda acayip görünebilir ama zaten tam da bu sebeple… (tamam, buraya bir yavaş moda yazısı girecek, anlaşıldı!)

Resmen çığ gibi büyüyen bir alt tür de, kot tamiri videoları. Bu tabii daha da acayip görünebilir.

Yırtık kot modasının hızı kesildi (şükür!) ama yine de iki dizi delik pantolonla gezmek hâlâ çok yadırganan bir şey değil.

Denim kumaşın işçi sınıfına has olmaktan çıkıp her sınıftan, cinsiyetten, yaştan insana yayılması fena olmamıştı bence. Bir kere denim pantolonlar, etekler, ceketler, elbiseler… çok rahattır. Kolay kolay kirlenmez, yıkamaya gelir, her şeyle uyum sağlar, herkese yakışır… 1970’lerin punk hareketi, “sıkıntı çekmek yerine barbarlık” öneren Theophile Gautier’nin izinden gidip yırtık, çengelli iğnelerle tutturulmuş, epriyip delinmiş kıyafet estetiğini benimsediğinde, denim de bundan nasibini aldı tabii.

Sonrasını biliyorsunuz, 83’te Richard Corman Madonna’nın o ikonik fotoğrafını çektiğinde, yırtık kotun geleceği belli olmuştu: “kitlelere malolmak”. Kitlelere malolan herhangi bir şeyin modacıların gözünden kaçması mümkün mü? D&G bile yaptı yırtık kot, daha ne diyeyim!

İşte 1990’larda kokoş kızlarla tiki oğlanların yırtık pırtık pantolonlarla gezmesi, bundan oldu. Şimdi orta yaşlı ve yırtık pantolonla gezenler onların büyümüş hali mi yoksa moda o kadar genç olmayanları da mı sardı, bilemeyeceğim.

Ama işte, onlar kotları yırtarken, başkaları da tamir ediyor. Hem de ne tamir. Resmen sanata dönmüş durumda (şunun gibi: https://youtu.be/Vjg3Osqbecw )

 Hiç şaşırtıcı olmayan bir biçimde, Japonlar başı çektiler bu konuda. Neden şaşırtıcı değil, çünkü minimalizm onlardan sorulur. Tabii sashiko da! Kot pantolonların tamiri çeşitli biçimlerde yapılabiliyor tabii ama en güzeli, sashikoyla yapılanlar.

“Delirmiş gibi ucuz kıyafetler alıp dolaplarınızı onlarla doldurmayın da bir iki düzgün şeyle yaşamaya bakın” fikri, minimalizmin elbise dolaplarıyla ilgili yaklaşımının temeli. Kapsül gardırop falan gibi daha şüpheli şeyler, bu temelin üzerinde duruyor (neden şüpheli? Kapsül gardırop harika bir fikir ve aynı zamanda üst-orta sınıf için fevkalade bir tüketim tuzağı olabilir).

Japonların sakin ve sessiz minimalizmi youtube’la pek iyi anlaşamadığından olacak, Last Minute Laura gibi youtubber’ların videoları daha fazla izlendi gerçi. (https://youtu.be/h90nYzbDFdE  ya da şu: https://youtu.be/URkuniU81Qs  ) Hakkında konuşamayacaksak, gösteremeyeceksek, minimalizm neye yarar sonuçta?! Neyse ki İngilizce videolar koyan Japon youtubber’lar da var: https://youtu.be/Jw1AcjaMDlA (bu youtubber, Kim Kardashian Kimono diye bir iç çamaşırı markası çıkarmaya yeltendiğinde ateş püskürmüştü, çok tatlı bir videoydu ama galiba kaldırmış L)

Yırtık kıyafetlere gözüm hiç alışmadı, içim hiç ısınmadı. Yamalıları seviyorum ama. Belki de “yamalı ama tertemiz” giyinmekle ilgili bir takım hikâyeler aklımın bir yerinde kalmıştır, ne bileyim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s