Hayat Gailesi

Bir, iki, üç, dört… Nefes al! Nefes ver!

GAMZE HAKVERDİ

Kocaman bir göbek spor salonlarına ait bir şey değildir pek. Spor salonları, ne büyüklükte olursa olsun, göbeğinizi ortadan kaldırmayı vaat ederler size. Kocaman, yuvarlak, ileri doğru büyümüş bir göbek hamileliği işaret ettiğinde ise işler biraz değişir. Hamile göbeği spor salonunda ayrıcalıklı bir yer kazanır; hatta neredeyse kamusallaşır. Bir anda sadece sizin değil, herkesin göbeği oluverir.  Kendine ait bir öznellik kazanır; bazen siz isteseniz de istemeseniz de kendine ait arkadaşlar edinir. Eğer benim gibi yabancı bir ülkeye taşınmışsanız ve hamileliğinizi yabancı bir ülkede geçiriyorsanız, göbeğinizin spor salonunda kazandığı öznellik, size aynı zamanda yepyeni bir dayanışma biçiminin de kapılarını açabilir. 

İki senedir üye olduğum spor salonuna, hamileliğimi öğrendikten sonra üç ay ara verdim. Dördüncü ay itibariyle yeniden spor yapmaya başladığım zamanlar, aynı zamanda kendimi çok yalnız hissettiğim zamanlardı. Tüm yakın arkadaşlarım, annem, kardeşim uzaktaydı. Hamilelik süreci için fikrine danışabileceğim hiç kimse yoktu etrafımda. Her gün konuştuğum gündelik yabancı dile bir de öğrenilmesi gereken yeni terimler eklenmişti; çoğunluğu medikal terimlerdi elbette… Sağlık sisteminin anlamakta güçlük çektiğim tarafları vardı. Bu dönemde sık sık, biraz hüzünle, kadın dayanışmasının ne kadar kıymetli bir şey olduğunu düşünüyordum. 

İşte tüm bunlar olurken, yeniden spor salonuna döndüm; her sabah düzenli olarak pilates sınıflarına, acquagym derslerine gitmeye başladım. Yavaş yavaş büyüyen göbeğim de o günden bugüne popüler olmaya başladı. Genelde sabah saatlerinde gelen diğer üyeler, 50-70 yaş arasındaki kadınlardan oluşuyordu. Müthiş bir yerel deneyim ve bilgi birikimi demekti bu benim için… Zamanla bana kendi hamileliklerini, çocuklarının, torunlarının doğum hikayelerini anlatmaya başladılar. Ben de böylelikle bu kentte bu işler nasıl işliyor anlamaya başladım. Hastane önerileri, doktor önerileri, bebek bakım ürünü satan mağazalar, sağlık sistemiyle ilgili bilmediğim teknik detaylar… Hepsini spor salondaki kadınlardan öğrendim zaman içinde. Öğrendiklerimi karşılaştırdım, bazen sorular hazırladım, cevapları not ettim. Müthiş bir dayanışma ağının içinde daha rahat hissetmeye başladım kendimi. 

Bana yalnız bilgi ve tavsiye vermediler tabii… Bol bol cesaret de verdiler. Spor yapmamı teşvik ettiler; benim yerime eğildiler kalktılar, bazı şeyleri taşıdılar, ders öncesi malzemeleri ben gelmeden hazır ettiler. Şimdi hamileliğimin 7.ayına girerken; farkındayım, her gün göz ucuyla da olsa benimle ilgileniyorlar. Bana göz kulak oluyorlar. Brava! diyen çok oluyor: “Sabah koşu bandındaydın, gördüm seni, çok iyi devam et” diyenler oluyor. İsmimi söyleyemedikleri için bana kısaca “mamma” diyorlar. Bazen gelip göbeğime dokunuyorlar. Bebek için isim önerisinde bulunuyorlar. Bazen sarılanlar oluyor. 

Ben de onları takipteyim hep; her birini göz ucuyla izliyorum. Bir iki üç dört, nefes alıp, nefes verirken, arada sormayı ihmal etmiyorum hiç “Beliniz ağrıyordu, nasıl oldu?” 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s