Adalar Modalar

Alabama Chanin ve Ters Aplikeler

YouTube’da DIY videolarından içinize fenalık gelmiş olabilir. Güzel bir fikrin tanınmaz hale getirilişinin ilk örneği değil ne de olsa bu. Ben size başka bir “do it yourself” hikâyesi anlatmak istiyorum. Gerçi Alabama Chanin’i bir DIY hikâyesinden ibaretmiş gibi anlatmak en hafif tabirle, ayıp olur.

Baştan alayım. Birkaç yıldır, “ipişleri” diye bir şeylerin peşindeyim. Annemin verdiği bir dantel kutusuyla başlayıp dallanıp budaklanan bir macera- aslında orada başlamamış olmalı, annemin o kutuyu bana vermesinin de sebepleri vardı belli ki, ama bütün maceraların bir başlangıcı olmalı, değil mi? 

Neyse, ben dünyanın çeşitli yerlerindeki çeşit çeşit kadının yaptığı dikişlerin, örgülerin, dokumaların, yorganların peşine düştüm bir şekilde. Dünyaya ipişlerinden bakmak, tarihi, coğrafyayı, kültürü, toplulukları… bu işler üzerinden görmeye çalışmak gibi bir şey. Dolaştıkça büyüyen, büyüdükçe katman katman sarılan, beni de sarıp sarmalayan bu ipliklerin bir ucu, Amerika’nın Alabama’sındaki bu kadına, Natalie Chanin’e bağlandı. (https://youtu.be/2Gh5vEEoDxk ) Alabama’nın küçük bir şehrinde, Florence’de doğup büyümüş, üniversitede tekstil okumuş, New York’ta giyim endüstrisinde çalışmış, on yıl dünyayı dolaşmış, sonra memleketine dönmüş. Dönmüş ki ne görsün, kendisinin yetiştiği dönemde bölgenin en önemli istihdam kapısı olan tekstil fabrikası Tee-Jays, NAFTA anlaşmasıyla kapanmış. Daha doğrusu, Florence’daki kolunu çekmiş (tarihi ve ekonomiyi ipişlerinden görmenin mümkün olduğunu söylemiştim!). Pamuk üreticilerinden başlayan geniş bir tekstil ekonomisi için büyük darbe. O da önce sadece iki yüz bluzluk bir serinin tasarımı, üretimi ve pazarlanmasıyla başlayıp giderek genişleyen Alabama Chanin’i kurmuş (alabamachanin.com) Tee-Jays’in fabrika binasını ve makinelerini almış, bambaşka bir şeye dönüştürmüş. Başka bir felsefe, üretim ve ilişkilenme biçimi… Her şeyden önce, Alabama Chanin, bir firma değil sadece- pek çok küçük üreticinin, zanaatkârın, tasarımcının… dahil olduğu bir şemsiye gibi. Üretim sadece fabrika dedikleri mekânda değil, başka atölyelerde, evlerde de sürüyor. Farklı yetenekleri olan insanlar, üretime farklı yerlerinden ekleniyorlar. Mesela şu videodaki Juanita Wheeles’e kulak verin: https://youtu.be/XQMdKtDy7mo Kaybolmuş sanatların yeniden canlandırılmasından söz ederkenki mahcubiyetine… Chanin’le çalışmak onun için bir “iş”ten fazlası, bunu söylüyor.

Tümüyle el dikişiyle yapılan, tümüyle yerel ve organik malzeme kullanılan, tümüyle özgün tasarımlar olan giysiler, haliyle kolay kolay ulaşılamayacak kadar pahalı. Bunları New York’ta ve Tokyo’da havalı mağazalarda satıyorlar. Ama iş orada bitmiyor. Kalıpları açık kaynak olarak web sitelerine koyuyorlar, düzenli dikiş atölyeleri yapıyorlar, isteyenler giyim kalıplarıyla birlikte malzemeleri de bir DIY kutusu olarak edinebiliyor. Bir de The School of Making isimli kitap dizisi var- biraz dikiş biliyorsanız, bunlara bakarak o pahalı giysileri dikebiliyorsunuz- bunu yapanlar YouTube’a koyuyorlar bazen. Mesela şu, tatlı bir örnek: https://youtu.be/ahHPpr_x-n4  Aynı zamanda, Chanin’in yavaş moda anlayışını da yansıtıyor. Sıfır atık, yavaş moda.

Dikiş atölyelerinde kullandıkları kitaplardan birini görünce, “hah” dedim, “bunu daha önce fark etmeliydim”. Josef Albers’in ilk baskısı 1963’te yapılan ve ondan sonra dünyanın her yerinde sanat eğitiminde bir klasik haline gelen Interaction of Color kitabı. Bauhaus okulundan yetişmiş ve orada eğiticilik yapmış Josef Albers. O okulun ruhuna uygun biçimde, deneyime ve sürece, etkileşime öncelik veren, “yapma”yı önemseyen biri. Chanin’de de bu ruhu seziyorsunuz. Örneğin Natalie “ellerimizle bir şey yapmayı bıraktığımızda, kayboluruz” dediğinde. Yahut şunu: “Alabama Chanin’de biz hikâye anlatımıyla, fotoğrafla, eğitimle ve yaparak, çalışmayı ve hayatı anlamaya çalışıyor, böylelikle topluluğun, tasarımın, üretimin ve yaşayan sanatların geleneğini koruyoruz.” 

Dünyanın bir ucunda, tanımadığım kadınların bu üretim ağı, neden ipişlerinin peşine düştüğümü hatırlatıyor bana: topluluk ruhu, ellerimiz meşgulken daha iyi dolaşır aramızda.

İtiraf etmeliyim, ters aplikelerinin beni benden alması da onlara kulak vermemi kolaylaştırmış olabilir 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s