Kedi Merdiveni

Bitmeyen Karantina

Bu bölümde yayınlanan yazılar, bu blogda yayınlanmış diğer bir yazıya temas etmiş, belki ondan el almış ya da esinlenmiştir. Bu yazı da “Bunlar Güzel Kafalar” yazı serisinden kedi merdiveni.

Gökçe Zeybek Kabakcı

Bu yazıyı Emel’in süt kafasının bitişini ilan ettiği Bunlar Güzel Kafalar III yazısını okuduğumdan beri yazmaya çalışıyorum. En son, aklımdakiler uçup gitmeden yazabilsem diye kucağımdaki Ezgi’nin bir önce uyumasını beklediğimde tarih 30 Nisan’dı. Bir şeyler karalayabildiğim ilk tarih ise 15 Nisan gecesi imiş, Öykü’yü emzirirken bir yanda da aylardır elime alamamış olduğum günlüğüme yazmayı başarabilmişim. Gerçekten anne kişisinin, hele ki ikiz annesinin çok yönlülüğü sınır tanımıyor. Emel “süt kafası” demişken, ben de sütten kafası bulanmış ve azıcık da bunalmış 14 aylık ikiz annesi olarak içimi dökmekten alamadım kendimi. 

Bir yılı aşkın annelik deneyimimde beni en çok zorlayan süreç sanırım lohusalıktı. Şanslıydım, değişen hormonlar, çevre baskısı vb. nedenlerle değildi bu zorluk. Yeni bir kimliğe, anneliğe alışma meselesiyle birlikte ikizlerimi emzirmeye, ikisine birden yetmeye çalışmak, akşam havanın kararmasıyla birlikte başlayan sebepsiz ağlamalar, uykusuzluk ve bu süreçte kendime kalan bebeksiz zamanın ortalama 15 dakika olmasıydı bana en zor gelen. Kendime kalan derken, yeme-içme, banyo-tuvalet gibi zaruri ihtiyaçları kast ediyorum, fazlası değil! Fazlası zaten, “ikisi de uyursa şunu yapabilirim, yok bunu yapsam”lı bir hayal kırıklığı… 

Aradan geçen aylar boyunca bebeklerimin yuvarlandıkları, süründükleri dönemde bir vileda edasıyla yerleri yalayarak temizlemeleri ve her şeyi ağızlarına götürmeleri karşısında mikrop kapmasalar bari diye verdiğim uğraş; ek gıdaya geçişte yedirme telaşı; emeklemeye, ardından yürümeye başladıklarında bir yere çarpmasınlar, aman kendilerine bir zarar vermesinler diye sürekli tetikte durmak; hiçbiri, sürekli evde olduğum ve hem anneliğe hem bebeklerimle birbirimize alışmaya çalıştığımız o ilk günler kadar zor değildi. Ta ki gönüllü/zorunlu karantina günlerine kadar. 

Yaklaşık 60 gündür neredeyse kesintisiz evde olan ben, lohusalık günlerimi yeniden yaşıyor gibi hissediyorum. Sürekli evdeyim, sürekli emziriyorum. Korona günlerinde karantina; “evde kal” çağrılarına uymak, zorunda olmadıkça dışarı çıkmamak, ev ahalisi dışında kimseyle fiziken görüşmemek, sinema, tiyatro, restoran, kafe, bara (ki kısa süre içinde hepsi kapatıldı bir genelgeyle) gidememek demekti. Böyle bakınca eşim Hürcan’ın dediği gibi bizim için aslında değişen bir şey olmadı, bir yıldır bitmeyen bir karantinanın içindeyiz biz. 

Ebeveynliğin ilk zamanları, özellikle anne için elini ayağını hayattan, sosyal yaşamdan kestiği bir karantina hali sanki. Kendin olmayı unuttuğun, unutmamak için çabaladığın, kendi hayatına sanki ara verdiğin bir dönem. Tam da şimdi hissettiğim gibi. İşim gücüm yalnızca annelik gibi geliyor çokça. Sürekli evde oldukça bebeklerimin benden ayrılmama, beni sürekli yanlarında isteme halleri artıyor. Her ne kadar destek kuvvetlerim sağlam olsa da, bir yerden sonra her şey dönüp yine bana bakıyor. Kısacası kendine ait bir odayı geçtim, kendine ait bir köşe dahi bulamaz hale geliyorsun. Ay pardon, tuvalet vardı! Ne de olsa tuvalet bir kaçış mekânı benim için. Azıcık nefes aldığım, biraz bir şey okuduğum, sosyal medyada gezindiğim, dış dünyadan haberdar olabildiğim ve hatta az da olsa yazabildiğim. 

Bu yazıyı yazmayı başarabildiğim bugün, kızlarımın tam 14 aylık oldukları bugün, anlıyorum ki, galiba anneliğimin en zor zamanları korona günlerine denk gelen, tutturmaların tavan yaptığı bu zamanlarmış. 

Bitmeyen Karantina” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s