Kedi Merdiveni

“Tabiat Ana Anlatıyor Kardeşliği…”

Bu bölümde yayınlanan yazılar, bu blogda yayınlanmış diğer bir yazıya temas etmiş, belki ondan el almış ya da esinlenmiştir. Bu yazı da “İster sakla, ister kaybet; o senin” başlıklı yazıdan kedi merdiveni.

Gülay Acar Göktepe

[Metni ilk olarak 15 Mayıs’ta Aksu Hoca’ya hitaben, bir mektup olarak yazmıştım. Onun, bana karşılık yazdığı bir cümlenin parçası; “Tabiat Ana Anlatıyor kardeşliği…”.]

Aksu Hoca’nın, “İster sakla, ister kaybet; o senin” başlıklı yazısını içim titreyerek okuyordum ki bir noktada içim coştu, taştı ve yazmaya karar verdim. Söz ettiği kitaplar ve bahsettiği dönemleri, kendi kitaplarımı ve dönemlerimi çağırdı, hafızam oradan oraya zıplayarak topyekûn içimi titretti. İçimin haritası… “…beklenmedik karşılaşmalarla, tesadüflerle büsbütün heyecanlı bir hale” gelen coşma taşma anım, Tabiat Ana Anlatıyor’dan bahsettiği satırlardı. 

Bu kitap, nedendir bilinmez, benim için maddi varlığıyla da çok önemli bir kitap oldu. Carl Ewald imiş yazarı. Sorsalar, söyleyemezdim. 

Bu kitabı ilk kez elime aldığımda, ilkokul çağlarımdaydım, birinci ikinci sınıfta filan olmalıyım. Kitap ciltlenmiş olduğu için kapağı nasıldı bilmiyorum, ama içindeki resimler harikaydı! Sanırım bu kitapta hoşuma giden, resimleri olmasıyla birlikte, küçük bir çocuk olarak iri puntolarla ve rengarenk resimleri olan masal, öykü kitaplarının içindeyken (Ayşegül Serisi mesela), bana, daha ciddi kitaplar okuyabilecek kadar büyümüş bir çocuk olduğumu hissettirmesiydi. Resimleri siyah beyaz, küçük puntolar… büyümek için acele ediyordum herhalde! 

Önceleri anne baba kütüphanesinden kitabı alır, şöyle bir bakar, yerine koyardım. Kütüphanenin en göz önünde olmayan, sol alt köşesine koyulmuştu. Hatta kitaba ulaşmak için önündeki kauçuğun saksını çekmek gerekiyordu. Sonra, kitabı sinsice kendi kitaplığıma taşıdım. “Anemon” diye bir sözcük olduğunu ve onun bir çiçek olduğunu o yıllarda bu kitaptan öğrenmiştim. Çiçek olmasıyla fazla ilgilenmemiştim ama yeni öğrendiğim bu sözcük beni çok etkilemişti. Anemon derkenki tını… Hatta kendimce bir oyun kurmuş, şaşırma ünlemi “Aaaa” yerine “Aneemooon” der olmuştum. Bazen halâ yapıyorum bunu! Halâ ne zaman anemonu duysam ya da “anemon” desem aklıma bu kitap gelir. Sonra, üniversite için Ankara’dan Eskişehir’e giderken kitabı da yanımda götürdüm. Tekrar okumayacağımı bildiğim kitabı götürme sebebim neydi acaba? Bana büyük olduğumu hissettiren kitap, belki bu kez çocuk halimi yanımda götürmekle ilgiliydi. Kendimi güvende hissetmek için? Belki de habersiz aldığım için, günahımı mı yanımda taşıyordum nedir! Ankara’ya dönerken tekrar taşıdım kitabı, kendimi de, anne baba evine. Yaklaşık iki yıl önce evlenip ev değiştirirken tekrar benimle geldi kitap. O zamandan beri de elime almamıştım. Hoca’nın yazısını okuyup bitirince, fırladım yerimden. Nereye koydum diye… Ben de kütüphanenin en göz önünde olmayan, taburesiz ulaşılamayacak sol üst köşesine koymuşum. 

Bendeki cilt Doğan Kardeş Yayınları’ndan çıkmış, 1966 basımı. Bizimkilerin çocukluk çağlarına uyuyor. Birinin ödevi miydi kim bilir! Onlar için de, benim için olduğu gibi önemli bir kitap mıydı acaba, diye düşünmeden edemedim şimdi! Aksu Hoca’nın kitabı hala duruyor mudur, belki saklıyordur ama belki onunkini de Işık götürmüştür!!!

Kendi haritam üzerine seyre dalmışken Agatha Chiristie’nin, yine ben çok küçükken, ondan korkmama sebep olan fotoğrafı geldi aklıma. Kitapların arkasında, tam sayfa Agatha Chiristie fotoğrafı. Bir koltukta oturuyor, kucağında bir kedi, parmağında da koca bir yüzük mü vardı sanki. Ölümlü, gizemli, suçlu vb. kitap isimleri. Aklımda kalan böyle bir portre. Ortaokul yıllarımda Doğu Ekspresinde Cinayet’le korkumu yendiğimi fark etmiştim, daha doğrusu korkumu hatırlamıştım. Anneme, küçükken Agatha Chiristie’den korktuğumu söylediğimde, “O da bir şey mi ben küçükken Allah’ın o olduğunu zannediyordum” dedi. Daha okumadan “tirildetmiş” ikimizi de. O fotoğrafı internette aradım ama bulamadım maalesef. Belki, Hoca’nın kitabı da toz olmuştur diye… Tabiat Ana Anlatıyor’un harika resimlerinden bir kolajı paylaşmak istedim.

Tüm günümü yazının etkisiyle geçirdikten sonra bunları yazmasaydım da nerelere gitseydim?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s